Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık PDF İndir

tarafından
260
Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık PDF İndir

Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık PDF indir kitabı 2013 yılında basılmıştır.Toplam 358 sayfadan oluşmaktadır.Kitabın kategorisi roman dır.Kitabın yazarı ise Mehmed Uzun´dur.

Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık ÖZET

Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık PDF indir özet, Baz ile Kevok. İki ad, iki insan; orta yaşlı bir adam ve genç bir kadın, ikiad, romanımızın iki asıl kahramanı. Romanımız, Baz ve Kevok’un başındangeçenler hakkındadır.Baz ile Kevok. Baz, kırk bir kırk iki yaşlarında bir subay. Kevok, yenilgive umutsuzluk günlerinde Baz’ın yoluna çıkan aşktır ki, yirmi bir yirmi ikiyaşlarındadır.

Baz ile Kevok; ilginç bir ilişki -belki de aşk, ki zorunluluktan meydana gelmiş, zorunlu-lukla yaşamış ve zorunlulukla ölüyor. Baz ile Kevok; iki yolcu, yolunu kaybetmiş iki insan, iki tutsak, iki kurban. Baz ile Kevok ölecekler. Ölümle,ölümleriyle başlayacağız maceralarını anlatmaya. Öldürülecekler. Şimdi ölüm yoluna girmiş haldeler.Baz biliyor bunu, tecrübelerinden biliyor ki, ölüme doğru git-mekteler.

Kevok bilmiyor daha. Kevok, başka birçok şey gibi bunu da bilmiyor, başka birçok şey gibi bunu da bilmek istemiyor.Birkaç küçük bölgeden oluşan büyük bir ülkedeyiz; bir tarafı mavi yeşil bir denizle kaplı, bir tarafı kayalar, başı gökte dağlarla, bir tarafı ise ucu bucağı olmayan kızgın çöllerle. Her an dört mevsimin yaşanabildiği bir ülkedeyiz.Şimdi, romanımızın başında ülkenin büyük başkentinde, Baz ve Kevok’la birlikte siyah bir minibüsteyiz, gidiyoruz.

Minibüsün her tarafı kapalı, yalnız sağda ve solda, iki tane küçük pencere var. Pencereler kalın demir parmaklıklarla örülmüş. Baz ve Kevok dışında, minibüste yedi kişi daha var;şoför ve yanındaki iki kişi ile Baz ve Ke-vok’un her iki yanında ikişer ikişeroturmuş dört kişi. Üstlerinde sivil elbiseler olan bu kişilerden üçü bıyıklı. Buyedi kişi, Baz’ı ve Kevok’u ölüme doğru götürüyorlar.

Kevok; boynu bükük bir kuş, boynu bükük bir kız. Yorgun ve hasta.Sessizce önüne bakıyor. Gözleri çukura kaçmış, boynu bükülmüş, yüzü sararmış. Bir beliği omuzlarında aşağıya sarkmış. Uzun siyah belikleri,karanlık gecede akan iki yıldızın bıraktığı izler gibi. Kevok sessiz, sessiz hep,kara toprak gibi, parıldayan ay ve yıldızlar gibi, soğuk mezar gibi, mezartaşları gibi sessiz.

Baz ve Kevok bir hafta önce ülkenin deniz tarafında yakalandılar, birhaftadır gözlerine uyku girmedi. Baz’m başı ağrıyor, korkunç bir acı esiralmış onu. Kafası tokmaklarla dövülmüş gibi sızlıyor acıdan. Baz tutsak.Ama tutsak düşmesi değil, migren ağrısı yıkmış onu. Yakalanmaları da şu migren ağrısından değil miydi sanki?Tam bir hafta önce yakalandılar. Deniz kenarındaki küçük bir balıkçıköyünde yakalandılar.

Oradan da, karanlık bir gecede, elleri bağlı halde bir askeri ciple başkente, her şeyin merkezine getirildiler. Tam bir haftayı bir birlerinden ayrı, iki karanlık hücrede, bir cevap, bir belirti umuduyla geçirdiler. Ama bir haftalık belirsizlikle dolu bekleyiş ve tutsaklık bitti. Yola koyuldular, son yola.